ETKİLİ ÖĞRETMENLİK EĞİTİMİ
Yazar : DR. Thomas GORDON
Yayınevi : Sistem Yayıncılık
Baskı : İstanbul / 1993 / 238 shf.
Bilim Grubu : Eğitim
Türü : Tercüme
Hitap Ettiği Okuyucu Kitlesi: Özel İlgi
Genel Değerlendirme: Öğretmen olabilmek için gerekli bilgiler anlatılıyor. Öğretmen-öğrenci ilişkileri, ortaya çıkabilecek sorunlar, çözüm yöntemleri, sorunları çıkmadan önlemek, etkin dinleme ve yararları, sınıfta tartışma, öğrenci-veli, veli-öğretmen ilişkileri kapsamlı olarak inceleniyor.
1- ÖĞRETMEN-ÖĞRENCİ
İLİŞKİSİ
Öğretme evrensel bir uğraştır. Herkes birbirine
birşeyler öğretir. Bu kitap, "öğretme"nin nasıl
daha etkili yapılacağını, öğrencilerin bilgilendirilip,
olgunlaştırılırken çatışmaları azaltıp sistemin
süresinin nasıl artırılacağını anlatıyor. "Etnik
öğretmenlik eğitimi" kısaca EÖE profesyoneller için
hazırlanmıştır, ama öğreten herkesin etkisini arttıracak
niteliktedir. Öğretme-Öğrenme sürecinin etkili olabilmesi
için öğreten ve öğrenen arasında çok özel bir ilişkinin
kurulması gerekir. İşte bu kitapta öğretmenin söz konusu
bağlantıları sağlayabilmesine yarayacak iletişim
becerilerini ele alır. Amaç, öğrencilerin büyümesi ve
gelişmesidir, fakat birçok öğretmen tarafından kullanılan
ve okul idaresi tarafından salık verilen öğretme yöntemleri
öğrencilerin bağımlı, gelişmemiş ve çocuksu kalmalarını
sağlamaktan ileri gitmez. EÖE'de bütün bunların
çözümünü bulacaksınız.
2- ÖĞRETMEN-ÖĞRENCİ
İLİŞKİSİ İÇİN ETKİLİ BİR MODEL
Öğretmenler okuldaki v öğrencilerdeki problemlerden
dolayı hayal kırıklığına uğrayabilir ya da problemin
çözümünde başarısız görülebilir. Yapılan
araştırmalara göre, onların başarısız olmadığını,
tersine çoğunun öğretmenlik hakkında çok şey bildiği
fakat bunu uygulamak için yeterli fırsatları bulamadığını
göstermektedir. İyi öğretmen tanımları genelde çok kişi
tarafından kabul edilmiş yaygın inançlara dayanır. Misaller:
1. İyi öğretmen sakindir, telaşlanmaz, sinirlenmez, soğuk
kanlıdır. 2. İyi öğretmen önyargılı ve yanlı değildir,
öğrencilere eşit davranır. 3. İyi öğretmen her şeyden
önce tutarlıdır. Değişmez, unutulmaz, hata yapmaz. 4. İyi
öğretmen her sorunun cevabını bilir. İşte bir öğretmen
kendisini bu yaygın inanç modellerine göre değerlendirir ve
kendisini başarısız kabul eder. EÖE'nde tuzaklardan kurtulup,
durum ne olursa olsun gerçek bir kişi olarak davranmayı ve
gerçek kendiniz olmayı göreceksiniz. Öğretmen ve öğrenci
arasındaki ilişki, 1. Açıklık 2. Önemsenmek 3. Birbirine
ihtiyaç duymak 4. Birbirinden ayrı olmak 5. İhtiyaçlarını
karşılıklı olarak giderebilmek Özelliklerini içerirse, iyi
bir öğretmen-öğrenci ilişkisi kurulmuş demektir.
KABUL EDİLEBİLİRLİK
Öğretmen-öğrenci ilişkilerinde, öğretmenlerin
öğrencilerin davranışlarını kabul edip etmemeleri çok
önemlidir. Kabul çizgisi değişkendir ve üç sebebi vardır.
1. Öğretmendeki değişiklikler, 2. Öğrencideki
değişiklikler 3. Durum ve çevredeki değişiklikler, Öğrenci
davranışların kabul edilebilir ve edilemez davranışlar
arasındaki ayrım, ilişkilerde ortaya çıkacak meselelerin,
öğretmenler tarafından halledilmesine yardımcı olacaktır.
Fakat burada öğretmen-öğrenci ilişkisine ortaya çıkan
sorun kime ait olduğunun çözülmesi gerekir. Öğretmenler
kendilerini doğrudan ilgilendirmeyen, öğrencinin özel
sorunları ile; doğrudan ilgilendiren sorunları ayırt
etmelidir. Çünkü öğretmen sorun kendisine şu soruları
sorabilir; - Bu davranış benim üzerimde gerçek müşahhas bir
etki yapmıyor mu? - Olumsuz etkilendiğim için mi bu
davranışı kabul edemiyorum? - Yoksa yalnızca öğrencinin
değişik davranmasını benim düşündüğüm şekilde
hissetmesini istediğim için mi kabul edemiyorum? Son soruya
cevap evet ise sorun öğrencinindir; eğer bir önce ki cevap
evet ise sorun öğretmenindir. Öğrencilerin okuldan
kaynaklanan ya da kaynaklanmayan birçok sorunları da vardır ve
bu sorunlarla başetmeye çalışırlar. Çünkü,
öğretme-öğrenme yalnız ilişkinin sorun-yok bölgesinde
etkili olabilir. Öğrencinin sorunu Öğretme-öğrenme alanı
(sorun yok) Öğretmenin sorunu
3- ÖĞRENCİLERİN SORUNLARI
OLDUĞUNDA ÖĞRETMENLER NE YAPABİLİR?
Birçok öğretmenin iki ortak şikayeti vardır; yardımcı
olmakta yetersiz kalışları ve yardım için el
uzattıklarında geri çevrilmeleri. Öğretmenler, sorun ortaya
çıkınca, sorunları nasıl etkili bir biçimde tepki
göstereceklerini bilemediklerinden yardımcı olamazlar.
Öğretmen, öğrencinin davranışının kabul edilemez olduğu
mesajını verir, onun değişmesini, sanki sorunu yokmuş gibi
davranmasın ve sorunu ne olursa olsun onu bir kenara
bırakmasını ister. Öğretmen bu yaklaşım diline EÖE'de
"Kabul etmeme dili" denir. Kabul Etmeme Dili =
İletişimin On İki Engeli Bunlar öğrencinin öğrenmesini
engelleyen sorunları çözmesinde gerekli olan iki yönlü
iletişimi yavaşlatır, engeller ya da bütünüyle yok eder. 1.
Emir vermek yönlendirmek, 2. Uyarmak gözdağı vermek, 3. Ahlak
dersi vermek, 4. Öğüt vermek, çözüm ve öneri getirmek, 5.
Öğretme, nutuk çekmek, mantıklı düşünceler önermek, 6.
Yargılamak, eleştirmek, suçlamak, aynı düşüncede olmamak,
7. Ad takmak, alay etmek, 8. Yorumlamak, analiz etmek, tanı
koymak, 9. Övmek, aynı düşüncede olmak, olumlu
değerlendirme yapmak, 10. Güven vermek, desteklemek, avutmak,
duygularını paylaşmak, 11. Soru sormak, sınamak, sorguya
çekmek, çapraz sorgulamak, 12. Sözünden dönmek, oyalamak,
alay etmek, şakacı davranmak, konuyu saptırmak. Üç Yaygın
Yanlış Anlama EÖE kurslarında tartışmalar üç temel
sorunda yoğunlaşıyor: 1. Gerçekleri söylemenin, öğüt
vermenin ve açıklamanın nesi yanlış? (Öğretmenin asıl
vazifesi bu değil mi?) 2. Övmek ve değerlendirmek neden engel
olsun? (Övme iyi davranışları pekiştirir) 3. Soru sormak
neden etkisiz kabul ediliyor? (Çünkü bu öğretmede en
değerli yollardan) Kabul Dili Neden Güçlüdür? "12
Engel" kabul etmeme dilidir, çünkü sorunu olan kişiye,
değişmesi gerektiği, sorunlu olmanın kabul edilemeyeceğini
ve sorunlu kişide bir sorun bulunduğunu iletir. Bir kişi,
başka birini içtenlikle kabul eder ve iletebilirse, o kişide
yardım etme yeteneği var demektir. Başkalarını oldukları
gibi kabul etmek, ilişkileri kuvvetlendirmede önemli bir
etkendir. Kabul, küçücük tohumları bile en güzel çiçeğe
dönüştürebilecek verimli bir toprak gibidir. Burada asıl iş
tohumdadır. Genç insan da kendi organizmasında bir gelişme
yeteneği taşır. Kabul, gencin gizli gücünün ortaya
çıkmasına imkan sağlar. Kabul, çocukları açar, onları,
duygularını ve sorunlarını paylaşmak için yüreklendirir.
EÖE kurslarında kabul etmeme iletilerini önlemek ölçüde
azaltabilecekleri gösterilmiştir. Kabul için özel beceriler
gerekir. Kişiyi iyi bir danışman yapan psikoloji bilgisi ya da
zihinsel gizli gücü değildir. Psikologlar buna iyileştirici
iletişim derler.
SORUNLU ÖĞRENCİLERE YARDIM
ETMENİN ETKİLİ YOLLARI EÖE
Kurslarındaki öğretmenler bir kişiye yardım etmenin
yolunun hiç bir şey yapmaksızın yalnızca orada olmak
olduğunu öğrenince şaşırır ve inanmazlar. Usta
danışmanlar başarılarını temelinin, kişiyi konuşmaya
başlatmak ve onu dinleyerek yolunu açmak olduğunu söylerler.
Etkili biçimde yardımcı olmanın dört farklı yolu:
1.
Edilgen Dinleme (sessizlik): Öğrenciye gerçekten kabul
edildiğini duyumsatan ve sizinle daha fazla paylaşması için
yüreklendiren çok güçlü bir iletidir.
2. Kabul Ettiğini
Gösteren Tepkiler: Dinlerken, özellikle duraklamalarda
gerçekten dinlediğinizi göstermek için sözlü ya da sözcük
belirtileri vermeye "kabul tepkileri" denir.
"Hı-hı", "evet", "anlıyorum"
gibi...
3. Kapı Aralayıcı İletiler Ne Yapılabilir?:
Öğrenciler, bazen daha çok konuşmak, diren inme ve başlamak
için bile ek yüreklendirme beklerler. Bu iletilere "kapı
aralayıcılar" denir. "İlginç, devam etmek ister
misin?" "Söylediklerin çok ilginç", gibi
4.
Etkin Dinlemenin Gereği: daha fazla etkileşim ve dinleyenin
yalnız duyduğunu değil, aynı zamanda doğru olarak
anladığını da gösterir. Bu nedenle usta dinleyici
"etkin dinleme"yi daha yaygın kullanır.
KABUL EDİLEBİLİRLİK
Etkin dinleme öğrencinin ilettiğini doğru anlamanızı
sağlar. Öğretmen, öğrenciyi anladığını gösteren geri
iletiler verir. İletişim işlemlerinde çözümleme çok
önemlidir. Öğrencinin de, sizin, kendisini doru mu yanlış
mı çözümlediğinizi bilmemesi de aynı derecede önemlidir.
Bu nedenle, öğrencinin iletisini yanıtlamadan önce, onu doğu
çözümleyip çözümlemediğinize karar verdiğiniz
düşünelim. Tek yapılacak, çözümleme sonuçlarınızı
kendi sözcüklerini kullanarak geri iletmektir. Bu geri iletim
yöntemine "etkin dinleme" denir.
KABUL EDİLEBİLİRLİK
1. Öğretmen, öğrencinin kendi sorunlarını
çözebileceğine kesinlikle inanmalıdır. 2. Öğretmen,
öğrencinin dile getirdiği duygu ve düşüncelerini, bir
öğrencide olması gereken düşünceler saysa bile gerçekten
kabul edilmelidir. 3. Öğretmen, duyguların genelde geçici ve
anlık olduğunu bilmelidir. 4. Öğretmenler, öğrenciye
sorunlarında yardımcı olmayı istemeli ve bunun için zaman
ayırmalı. 5. Öğretmen, sorunu olan öğrenci ile birlikte
olmalı ama kendi kimliğini korumalıdır. 6. Öğretmenler,
öğrencilerin sorunlarını paylaşmak ve konuya başlamak için
zorlanabileceklerini bilmelidir. 7. Öğretmenler, öğrencilerin
sorunlarının gizliliğine saygı duymalıdır. Etkin Dinleme
(E.D.) öğrenmeyi kolaylaştırmada, sorgulamayı,
yüreklendirmede öğrencilerin düşünme, tartışma, soru
sorma ve araştırmada kendilerini özgür hissedecekleri ortamı
oluşturmada güçlü bir araçtır. Etkin Dinlemede Zaman
Kazanma Nedenleri: 1. E.D. öğrencilerin sorunları ile başa
çıkabilmelerine ve onları çözümlemelerine yardım eder. 2.
E.D. öğrencilerin duygularından korkmalarına ve duyguların
kötü olmalarını anlamalarına yardım eder. 3. E.D. sorunu
çözmesine yardımcı olur. 4. E.D. sorunu çözümleme ve
çözme sorumluluğunu öğrencide bırakır. 5. Öğretmen
kendilerini dinlerken düşünce, görüş ve duygularını ve
kabul ettiğini görür, bu nedenle görüşlerini almaya hazır
olurlar. 6. E.D. Öğrenci ile öğretmen arasında da yakın ve
anlamlı bir ilişkinin kurulmasını sağlar.
KABUL EDİLEBİLİRLİK
öğrencileri belirli konular üzerinde tartışmaya
yüreklendirir. Öğrenmeye direnci olan öğrencinin direncini
kırar. Bağımlı ve boyun eğen öğrencilere yardım eder.
Öğrencilerin olumsuz olaylarla ilgili duygularını sınıf
içinde açıkça tartışmalarına yardımcı olur. E.D.'yi
kullanan öğretmenler, tartışma grubundaki öğrencilerin
güçleri, yetenekleri ve özel ilgi alanları hakkında
edindikleri bilgileri, daha sonra sınıf yararına kullanabilir.
Öğrenmeye karşı direnme, öğrencinin bir sorunu olduğunu
gösterir. Bu da E.D. ile çözülür. E.D., bağımlı
öğrencilere yardımda da kullanılır, sorunun sorumluluğunun
öğrencide bırakılıp kendi çözümünü bulması sağlanır.
5- ÖĞRENCİLER SORUN
ÇIKARINCA ÖĞRETMENLER NE YAPABİLİR
Öğretmenler Sorun Kendilerindeyken Ne Yapabilir? Sorunun
kendilerinin olduğunu anlatan ip uçları kırgınlık, can
sıkıntısı, dikkatin dağılması, yılgınlık, küskünlük,
sinirlilik. Öğrencilerin çekilmez davranışları
öğretmenlerin davranış penceresinin "kabul etmeme"
alanındadır. Öğretmen çocuğun kabul edilmez davranışını
değiştirmeye çalışırken etkisini üç değişkene
yönlendirmelidir:
1. Öğrencinin davranışına
2. Çevreye
3.
Kendi davranışına
*Tipik etkisiz yüzleşmenin sonuçları:
Öğretmenlerin gönderdikleri yüzleşme iletilerinin hemen
hemen %15'inin öğrenci üzerinde aşağıdaki etkileri
doğurduğu görülür:
1. Değişmeye karşı direnmeye neden
olur.
2. Öğretmenin kendini aptal ve yetersiz sandığını
düşünmesine neden olur.
3. Kendisini suçlu duyumsatır,
utandırır.
4. Benlik saygısını azaltır.
5. Savunmaya iter.
*Öğretmenlerin öğrencilerle yüzleşirken gönderdikleri
iletiler üç ana başlıkta toplanır.
1. Çözüm iletileri
2.
Bastırıcı iletiler
3. Dolaylı iletiler
*Çözüm İletileri
Neden Yararsızdır? Çözüm iletileri öğrencilere tam olarak
davranışlarını nasıl değiştireceklerini, ne yapmaları
gerektiğini, ne yaparlarsa daha iyi olacağını ya da ne
yapabileceklerini gösterir. Çözüm iletilerinin beş değişik
türü vardır.
1. Emir vermek, yönlendirmek; "Çikleti
hemen ağzından çıkar at".
2. Uyarmak göz dağı vermek.
3. Ahlak dersi vermek; "4. Sınıf öğrencisi doğruyu
yanlıştan ayırabilmeli."
4. Öğretimi mantıklı
yürütmek.
5. Öğüt vermek, çözüm getirmek; "Yerinde
olsam çalışmaya başlardım" Çoğu öğretmen çözüm
iletilerini, kendi gereksinmelerini kısa yoldan elde etmek için
kullanırlar. Yanlış olan, işe yaramaması ve yaradığı
zaman bile taşıdığı gizli iletiler neden ile öğrenciyi
küstürüp uzaklaştırmasıdır. Çözüm iletileri
öğrencilerinin öğretmenlerine aynen karşılık verme
tehlikesini taşırlar.
*Bastırıcı İletiler Neden
Yararsızdır? Bunlar öğrenciyi küçümser kişiliğini
sorgular, benlik imajını zedeler. Bunları 6 grupta
toplayabiliriz.
1. Yargılamak, eleştirmek, suçlamak, aynı
düşünceyi paylaşmamak.
2. Ad takmak, alay etmek.
3.
Yorumlamak, çözümlemek, tanı koymak.
4. Övmek aynı
düşünceyi paylaşma, olumlu değerlendirme yapmak.
5. Güven
vermek, desteklemek, duygularını paylaşmak.
6. Sınamak,
sorguya çekmek. Bastırıcı iletiler, öğrenciler tarafından
ya önemsenmez ya da yetersizlik duygularını pekiştirir.
Öğrenciler genelde bunlara gülüp geçerler. Dolaylı
İletiler Neden Yararsızdır? Bunlar alay etmeği, iğnelemeyi,
takılmayı, utandırmayı içerir. Bunlar, çok gizli
olduklarından ya anlaşılmazlar yada öğretmenlerin sinsi
davranışları olarak nitelendirirler. Sen-İletileri'ne Karşı
Ben-İletileri: EÖE kurslarını verirken yüzleşme becerileri
sınıflandırmanın ve onları daha iyi anlamanın bir başka
yolunu bulduk. Bu yolla, dilimizin yapısı gereği için
"sen" zamiri olmayan cümlelerin sen-iletisi olduğunu
öğrenen öğretmenler şaşırdılar. Sen iletiler öğrenciyi
olumsuz yargılayan, ben-iletileri ise öğretmenin sorun
karşısındaki duygularını dile getiren ilişkilerdir.
*Öğrenciler seniletileri ile hemen her zaman kötü
olduklarını algılarlar. Ben-iletileri iki açıdan
"yükümlülük iletileri" olarak adlandırılabilir.
1- Ben-iletilerini gönderen öğretmen, kendi duygularının
bilincinde olmak için önce kendini dinleme ve duygularını
tüm açıklığıyla öğrencileriyle paylaşma
yükümlülüğü taşır.
2. Ben-iletileri, davranışın
yükümlülüğünü öğrencide bırakı
6-SORUNLARI ÖNLEMEK SINIF
ORTAMI NASIL DEĞİŞTİRİLİR
Eğitim sistemleri gelişip değişiyor ama binaları 1992'lü
(eski) yıllardan kalma, yani hiç yenilenmeyen imkanlara karşı
öğretmenlerden modern eğitim yapmaları bekleniyor. Yenilikçi
Düşünce EÖE'de sekiz yol önerilmiştir.
1. Dikkatin kolay
yoğunlaştırılabileceği ve dış etkenden olabildiğince az
etkili bir yer seçilmeli.
2. Özel sorunun ne olduğuna karar
verilmeli.
3. Düşünce seli için zaman sınırlaması
koyulmalı.
4. Ürettiğiniz tüm düşünceleri yazmalısınız.
5. Nitelik değil nicelik arandığından, oldukça çok
düşünce üretilsin.
6. Üretilen düşüncelere sınır
koymamalısınız.
7. Hiç bir değerlendirmeye izin
vermemelisiniz.
8. Bakış açınızı zaman zaman
değiştirmelisiniz.
Sınıf ortamını değiştirmek Bunun da 8
yolu vardır:
1. Ortamı zenginleştirme.
2. Ortamı
fakirleştirme.
3. Ortamı kısıtlamak.
4. Ortamı genişletmek.
5. Ortamı yeniden düzenlemek.
6. Ortamı yalınlaştırmak.
7.
Ortamı sistemleştirmek.
8. Ortam için önceden plan yapmak.
Sınıfta zamanı verimli kullanma: Sorunsuz ortamlarda üç tür
işe yarar ve kullanılabilir zaman vardır:
1. Sayısız
uyaranla başedilebilme zamanı (rahatsız edicilerin
kaldırılmaları)
2. Bireysel zaman (sessizlik köşeleri,
bireysel çalışma köşeleri, ses geçirmeyen kulaklıklar)
3.
En uygun zaman (öğrencinin sorunsuz ilgi beklediği zaman9
Öğretmenlerin öğretebildiği öğrencilerin öğrenebildiği,
her birinin "insan" olabildiği zamanlardır, dersler
her iki taraf için daha zevkli olacaktır.
7- SINIFTA TARTIŞMA
Ben-iletilerinin etkisiz olduğu, sınıf ortamını
değiştirmenin işe yaramadığı durumlar iki nedene
bağlanabilir: Ya çocuğu kabul edilemez davranışa yönelten
dürtü çok güçlüdür ya da öğretmeni ile iyi ilişkiler
içinde olmadığı için onun ihtiyaçlarını umursamaz sonuç
olarak, pek çok sınıfta öğretmen ve öğrenciler zaman zaman
ihtiyaç çatışması yaşayabilirler. Çatışmaların
çözümü: Öğretmenler; çatışmaların çözümüne
genellikle kazanmak kaybetmek açısından bakarlar. Kazanmaya ya
da en azından beraber kalmaya çalışırlar. Kazanmak kaybetmek
yöntemlerine EÖE yöntem 1 ve yöntem 2 adları verildi.
Yöntem 1'de her zaman öğretmen kazanır, yöntem 2'de ise
öğrenciler kazanır. Yöntem 1'de büyükler önce kendi
çözümünü önerir, inandırmaya çalışır, olmazsa
sertleşerek çözümüne ulaşır. Küçükler boyun eğmek
zorunda bırakılır. Büyük kazanmış, küçük kaybetmiştir.
Yöntem 2'de ise çocuk kazanıp büyük kaybeder. İki yöntemde
de ortak yan her iki tarafın kazanmak için sanki savaş
vermesidir. Her ikisinde de kaybeden kızgın, kırgın ve
mutsuzdur Sınıfta otorite Öğretmenler, otoritenin nasıl
kullanıldığını ve olumsuz etkiler yaptığını çoğu zaman
bilemez ya da farkedemez.
İki tür otorite vardır.
1. Bu
türü, uzmanlığa, bilgiye, deneyime dayanır. (o bu konuda
otoriterdir) Bu otorite, çocukların kendilerine ve
öğretmenlerine yakıştığı "psikolojik boyut"
farklarını gösterir. Öğrenci büyüdükçe kendi psikolojik
boyutu da büyür.
2. Bu türü ise öğretmenin öğrenciyi
ödüllendirme ve cezalandırma gücünden doğar. Öğretmen
otoritesini ödül ve ceza gücünden alır. Öğrenciler,
öğretmenin kendisine değil güç kullanmasına karşı
geldiler. Öğretmenler güç kullanmaktan vazgeçtiklerinde,
öğrenci isyanlarının çoğu ortadan kalkar. Yöntem 1
otoritenin arkasına saklanmış güçtür.
ÖĞRENCİLERİN KULLANDIKLARI
BAŞETME YÖNTEMLERİ
1. İsyan etme, direnme, meydan okuma.
2. Karşı koyma.
3.
Yalan söyleme, duygularını saklama, sinsice davranma.
4.
Başkalarını suçlama, dedikodu yapma.
5. Hile yapma,
başkasının çalışmasını sahiplenme.
6. Patronluk taslama
zorbalık etme.
7. Yenilgiden nefret etme, yenme gereksinimi
duyma.
8. İşbirliği yapma, örgütlenme.
9. Boyun eğme, rol
yapma.
10. Yağcılık.
11. Yeni şeyler denemekten ve tehlikeden
kaçma.
12. Geri çekilme hayal kurma.
Yöntem 2 Neden
Kullanılmamalı? Yöntem 2'yi kullanan öğretmenlerin
ihtiyaçları karşılanmaz, acı çekerler işlerini yapamazlar,
öğretin onlar için bir yük hatta karabasan olur. Sonuçta
Yöntem 1'de kaybeden öğrenci gibi başetme yöntemleri
geliştirirler.
1. Habersiz zor sınav yaparlar.
2. Diğer
öğretmenlerle iş birliği yaparlar.
3. Bir başka okula
atanmayı isterler.
4. Aşırı yiyip içip, hayal kurarak
gerçeklerden kaçarlar.
5. Psikosomatik hastalıklara
yakalanırlar.
6. Arkadaş ilişkilerinde isteksizdirler.
7.
Öğrencilere bol not vererek yağcılık yaparlar.
8. İstenilen
işin en azını yaparlar.
anasayfa yemek tarifleri osmanlı tarihi hukuki konular yazarlar seo kaynakları forum
Kitap Özetleri 1 Kitap Özetleri 2 Kronolojik Bilgiler Kanunlar Dilbilgisi Başarının Sırları Bilgisayara Giriş İnternet Hakkında Sorular İnternet Güvenliği
Hastalıklar Gebelik Bilgileri Bebek Bakımı Çocuk Gelişim Basamakları Sağlık ve Güzellik Kazalar ve İlkyardım Yemek Tarifleri Şifalı Bitkiler Dengeli Beslenme Kuralları Başarılı Yöntemler